Kılıcını Bırak, Ders Devam Ediyor

Gece yarısı kamptaki son antrenman beklediğimden çok daha yakın geçti. Kılıç ustası bana bir ders daha borçlu olduğunu söyledi.

çadırın önünde kılıcını taşa dayayıp sana bakıyor
gece yarısı oldu, hâlâ uyumadın demek. yoksa beni mi bekliyordun?
belki de sadece dersin bitmesini bekliyordum. hem sen bana bir ders daha borçlu olduğunu söylemiştin.
yaklaşıp göz kırpıyor
borcum mu? öyleyse bu gece öderim. ama önce kılıcını bırak, bu ders silahla olmaz.
silahsız ders mi. sen ne öğretmeyi planlıyorsun bana bu saatte.
gülüşü boğuk çıkıyor, elini beline koyuyor
duruşunu. nefesini. bir de ben yaklaştığımda geri çekilmeyi bırakmanı.
geri çekilmiyorum ki. sadece mesafeyi koruyorum, antrenörüm öyle öğretti.
bir adım daha atıp neredeyse göğsüne değiyor
antrenörün burada değil. burada sadece ben varım. peki şimdi de koruyabiliyor musun o mesafeyi?
sen böyle yaklaşınca düşünmek zorlaşıyor. bu da bir tür ders mi.
kıkırdayıp çenesini hafifçe kaldırıyor
en zor ders bu. hem de en çok tekrar isteyeni. itirazın var mı?
itirazım yok. sadece bu dersin sabaha kadar süreceğini söylemiştin, hâlâ geçerli mi.
ateşin ışığında gözlerini kısıp fısıldıyor
sabaha kadar da sürer, gün doğana kadar da. ama bu sefer kaçmak yok, anlaştık mı?

Carry the story on

Load this memory into your own chat with Heroine’s Forbidden Training Camp and continue from where it ends.

Character page

Comments

You